Kayıtlar

Yaza Giriş'in hoşlukları

7 Haziran 2017 o gün Çarşamba grubu arkadaşlarla Heybeli Adaya gittik. Motora binerken arkadaşım Fatoş'la karşılaştım. Tabii birbirimizi epeydir görmediğimiz için çok konuştuk kıkırdadık. Motordan çıkınca gruptaki arkadaşlarla buluştuk tepedeki ruhban okuluna giderken ben, Bayram ve Ender Bey yokuş uzun ben çıkamam diye arabayla  çıktık, çünkü daha çok yerlere gitme planları vardı. Ruhban okulunun içinde  izin verildiği kadar fotoğraflar  çektik. Etrafta dolaşırken kedi mivaylaması gibi sesler duyduk ama bu ses farklıydı. Sonra bir baktık ki! bu sesi çıkaran tavus kuşu imiş ve ağaca çıkmış meğer çiftleşme zamanı imiş o sesleri çıkarırken kuyruklarını yukarı doğru kaldırıp açıyordu, ağaca çıktığından dolayı o muhteşem renklerin  fotoğrafını çekemedim. Alt tarafta üstü telle örtülü genişçe bir yerde  beyaz tavus kuşları vardı. Ruhban okulundan çıktık, iskeleye doğru yürüdük, o gün orada pazar kuruluyormuş, bazıları yavaş yavaş mallarını toplamaya başlamışlardı. ...

Rastladığım en enteresan kediler ve Opera

Dün Sirtaki dersinden sonra arkadaşım Nebahatin evinden çıktım. Kaldırımda yürürken karşımda grili beyazlı tertemiz bir kedi beni görünce durdu. Şöyle beni adeta gözden geçirircesine baktı ,durdum, ay sen ne şeker temiz bir kedisin dedim.  Kaldırımdan inip orada duran beyaz bir arabanın arkasına geçti bekledi yoluma devam ettiğimi görünce yarım daire çizip tekrar kaldırıma çıktı. Şaşırıp kaldım zira bu kediçik beni mat etti neden mi! kedilerle olan ön yargımı yerle yeksan etti. Şimdi kedilere başka gözle bakıyorum. Benim kedim çok akıllı diyenlere şüphe ile bakıyordum. Ama şimdi oo! kediler akıllanmış evrim geçiriyorlar diye bakıyorum. Bugün arkadaşım Deniz Banoğlu  ile Süreyya Operasında Benjamin Britten'ın Kötülüğün Döngüsü eserini seyrettik. O otobüsle  Levent'e döndü. Bende Altı yoldan 17 Pendik otobüsüne bindim, fakat telefonumda şuna buna bakarken sen Göztepe durağını kaçır, taa Hayat Kolor'ın karşışındaki durakta kendine  gel  sonraki durakta in ve ...

Aranızda kaç kişi eski yağ iskelesini hatırlar?

Resim
Geçen hafta arkadaşımın oğlunun düğününe giderken,   Deniz'le beraber gideceğimiz için önce ona uğramam gerekiyordu. Kadıköy-Beşiktaş vapurunu kaçırınca motora bindim. Motor önce Karaköy sonra da Eminönü'ne gidecekti. Motorda telefonumda kelimelik oyununa daldığım için motor Karaköy'e yanaşınca inmeyi unutuvermişim!! hay allah olacak iş mi? Neyse Gözümü dört açarak Karaköy'e gidecek motoru bulup bindim. Bu sefer Karaköy'de inmeyi başardım bu gidiş geliş bana babamla Karaköy'den Eminönü yağ iskelesine kayıkla gittiğim çocukluk günlerimi anımsattı ve kendi kendime güldüm, sesli gülmüşüm ki etraftan bana bakıldığını  farkettim. Bana bu eski günleri hatıralatan  yakın zamanda kaybettiğimiz değerli Fotograf Duayenlerinden Prof Sabit Kalfagil'in bende imzalı olan Kompozisyon kitabındaki  eski yağ iskelesini  anımsatan fotografı olmuştur.

Unutulan ....(5 years later !?)Evet ...

Resim
Blog yazılarıma 5 yıl ara verdikten sonra bugün tekrar başladım.  Neden mi bugün! Zira bugün Kasev  Vakfı Kadir-Rezan Has Ögretmen- Dinlenmeevi-Huzur evi Özel Bakım Bölümü Tesislerini  ziyaret  ettik. Bu ziyarette Öğretmenimiz Hasan Ersoy Şahin' in öğrencileri olarak ben, Tomris Sarhan, Nebahat Akkaya, Didem Yıldız  onlara Sirtaki , Salsa ve tango danslarını sergiledik. Ersoy hocamız İzmir zeybeği oynarken  oradaki yaş almış gönlü genç konukları da kendisine eşlik etmeleri için davet etti, ve bu davete 3 bayan katıldı.  bu dans sahnesi hepimizi çok duygulandırdı. Bunları sizlerle paylaşmak istedim. Bugün  sabah erkenden kalktım Aydınlık Gazetesinde  Hayati Asılyazıcı köşesinde  Mevsimle örtüşen ilkbahar yazısında 22 Mayıs 2017 de Perapalas salonlarında  Gülsin Onay ve Erkin Onay ikilisinin verdiği resitalden bahisle Beethoven'in İlkbahar sonatını seslendirmişler. Bende hemen arşivimdeki Bu sonatın uzunçalar'ını buldum ve dinlem...

Ege'nin İncisi Urla - gezi

Sevgili Dostlarım, Bu sene 20-21 Mart tarihleri arasında çok sevgili arkadaşım Deniz Banoğlu ile birlikte İzmir'e gittik. Gittik zira Sevgili koloratur soprano Suna Korat'ı anma konseri vardı. Denizcimde orada Suna'yı anlattı. Deniz, Bir Yalnız Diva Suna Korat anı biografi kitabının da yazarıdır. Onun için koştura koştura İzmir'e gittik. Bizi orada Neşemu karşıladı. Urla'da oturuyor. Onda 2 gece kaldık, ertesi gün Urlada gezindik... Tabii ben fotograflar çekmeye çalıştım bana hadi demekten yrouldular... Necati Cumalı'nın müze olan evini de gezdik. İzmir'e gidiş uçak amma dönüşü etrafımıza baka baka geliriz diye otobusle döndük. Ve ister inanın ister inanmayın yolda LEYLEK SÜRÜSÜNE RASTLADIM. OTOBÜS YOLDA! LEYLEKLEK havada eh, bende havalandım... Önce Fethiye Kuzu Göbeği Mantar Festivali, arkasından Antakya... Başka seyahatler de sırada onlarıda yavaş yavaş anlatıverceem gayriiii:))) Fotograflarıda ekleyiverecem, görünüz bakınız gayriiiii...

Ege'nin İncisi Urla - gezi

Sevgili Kataba Teyzeme Mektuplar 3

Resim
Sevgili Teyzem Kataba’ya Mektuplar 3 Halen Paris’te olan eniştesi beni lokantaya götürdü. Hayatımda ilk defa enfes bir balık çorbası içtim. Akşam’da enişteyle beraber Deauville’e gittik. Tabii Alis’in yardımıyla oradan babama telgraf çektim. O telgraf uzun bir süre evde saklandı. Telgraf söyleydi: “Sevgili Babacığım, ben Ankara değil şu an Deauville’de Alis’in anneannesinin yanındayım. Yarın Londra’ya gidiyorumç Sen izin vermediğin için böyle yapmak zorunda kaldım. Lütfen beni affet. Seni çok seven kızın. Tomris” Bu telgrafın hemen ardından babama Londra adresimi bildiren bir mektup yazdım. Gönlünü almaya çalıştım. Dover’den Londra trenine bindiğimde, gençlerin konuşmalarını biraz olsun anlamya başlayınca kendimi evimde gibi hissettim. Beni karşılamaya geleceklerdi. Ama işleri çıkmış, gelemediler. Oradan Londra’nın ünlü siyah taksisine bindim. Adresi verdim ücretin evde ödeneceğini söyledim. Biraz yaşlıca olanşöför kaşlarını kaldırarak bir şeyler mırıldandı. Elin...