Kayıtlar

Nisan, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sevgili Kataba Teyzeme Mektuplar 3

Resim
Sevgili Teyzem Kataba’ya Mektuplar 3 Halen Paris’te olan eniştesi beni lokantaya götürdü. Hayatımda ilk defa enfes bir balık çorbası içtim. Akşam’da enişteyle beraber Deauville’e gittik. Tabii Alis’in yardımıyla oradan babama telgraf çektim. O telgraf uzun bir süre evde saklandı. Telgraf söyleydi: “Sevgili Babacığım, ben Ankara değil şu an Deauville’de Alis’in anneannesinin yanındayım. Yarın Londra’ya gidiyorumç Sen izin vermediğin için böyle yapmak zorunda kaldım. Lütfen beni affet. Seni çok seven kızın. Tomris” Bu telgrafın hemen ardından babama Londra adresimi bildiren bir mektup yazdım. Gönlünü almaya çalıştım. Dover’den Londra trenine bindiğimde, gençlerin konuşmalarını biraz olsun anlamya başlayınca kendimi evimde gibi hissettim. Beni karşılamaya geleceklerdi. Ama işleri çıkmış, gelemediler. Oradan Londra’nın ünlü siyah taksisine bindim. Adresi verdim ücretin evde ödeneceğini söyledim. Biraz yaşlıca olanşöför kaşlarını kaldırarak bir şeyler mırıldandı. Elin...

Sevgili Kataba Teyzem /mektuplar 2. sayfa

Resim
Arkadaşımın annesi Kataba’ya gittim dertleştim. Hayatımda sadece Onu ve Beco ablanın nasihatlarını dikkate aldım. Annemi loğusa iken kaybettiğimden onu tanımıyorum. Beni çok sevdiğim Babam büyüttü.Ben onun afacan nazlı, bir şey olduğunda da “benim nazeninin çavdar çiçeği” deyip sevdiği kızı idim. Babam sevgi dolu, çapkın yakışıklı bir erkekti. Tabii hal böyle olunca Erkek Fatma oldum. Annemin yüksek ökçeli ayakkabılarını giyip dolaşamıyordum ama babamın terliklerinin ön kısmını doldurup balerin olmaya özeniyordum. Opera ve soprano olmak hayallerim giderek söndü. Çünkü bu sanatın eğitimi zorlu ve uzundu. Benim ise bir şeyler yapıp çalışmam gerekebilirdi. O zaman şimdiki gibi Bilgisayarlar yoktu. Lisan kursları ve Şampiyon Daktilo Kursu vardı. Ben Cihangir’deki Amerikan ve Sanat kursu ve Dersanesinin lisan kurslarına gittim, kurs aracılığı ile tanıdığım Amerikalıların çocuklarına baktım, artık hedefim iyi İngilizce öğrenmekti…Ve çocukken içimde gizli askıda asılı dura...

Sevgili Kataba Teyzem (1/3)

Resim
Sarı saçları bukle bukle omuzlarından aşağıya sarkan yeşil gözlerini kocaman açıp avazı çıktığı kadar kalk TEMBELA diye bağırıp beni ayaklarımdan çekip kaldırmaya çalışan Rea… Heybeliada da yazlıkçı olarak gittiğimiz evdeki üst kat komşumuzun, Nefeli’nin kız kardeşi. Ahh, yaşasın demek Nefeliler Rodostan döndüler. İçimdeki seyahat tohumları o zaman yeşermeye başlamıştı bir kere, ama ben o zamanlar bunun ayrımında değildim. 12 Yaşımdaydım… Nefeliler her sene Adaya gelmeden önce bir yurt dışı seyahatine çıkarlardı. Bir seferinde bana renkgarenk rafya örmeli bir sandalet Hediye etmişti. O sene hep o sandaletleri giymiştim. Babama ne olur bizde Rodos’a gidelim diye yalvarmış. “Dur Tomris’im onun da sırası var demişti” Biz istesek de istemesek de ben artık hayatta her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. Yıllar geçti lise bitti. Sıra meslek seçimine geldi… Bu benim için geçerli bir olgu idi. Babamın planlarımdan haberi yoktu!.. Ne yapacaktım. İçim içime sığmıyordu. O zamanlar...